Gençlerin Toplumsal Ahlakı 2

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gençlerin Toplumsal Ahlakı 2

Gençlik dönemi hayatın en parlak ve verimli dönemidir. Bu devrede fırsatlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir aksi takdirde geri dönüşü olmayacaktır. Eğer biz huzurlu, mutlu ve Allah’ın rızasını kazanmış bir şekilde yaşamak istiyorsak buna evvela gençlik döneminde bilhassa buluğa erdikten sonraki dönemlerde başlamamız lazım. Tabi bunun için de birtakım şartlar kurallar mevcut ve o kurallardan biride arkadaş seçimidir.

Bir önceki makalede arkadaş seçimi konusunda hezimete uğrayanlardan olunmaması ve kötü arkadaş seçiminin akıbetine Kur’an ve hadislerden değindik. Devamında da kötü arkadaş seçiminin hem kişiye hem topluma vereceği zarardan bahsedeceğiz.

Aşağılama ve Yıkım

Hz. Ali (a.s) buyurdu: senin oyuna getirip kandıracak kişiyle arkadaş olmaktan sakın çünkü o senin aşağılanmana ve yok olmana neden olur.

Arkadaşlar arasında muaşeret ve diyalog, kişinin başarıya doğru yol almasında veya inzivaya çekilmesinde ve yenilgiye uğramasında en önemli faktördür.

Ayetullah Murtaza Mutahhari bu hususta şöyle buyuruyor: Arkadaşlıkta en önemli mesele bağlılıktır.

Belli bir kişiye bağlılık konusu bir insanı değiştirme noktasında en önemli etkendir. Eğer bu bağlılık yerli yerinde olursa çok güzel bir sonuç olur aksi halde sonucu da hüsrandır.

Bu yüzden ahlakı bozuk fesat ve kötü arkadaş edinen kişi her ne kadar da kendi iradesinin güçlü olduğunu ve kendisinin bozulmayacağını ve günaha düşmeyeceğini düşünse de toplumda adının kötüye çıkacağını da unutmamalıdır.

Bir gencin Kötü arkadaş vesilesiyle adının kötüye çıkması kahredici bir durumdur.

Peygamber efendimiz de hadisi şerifte buyuruyor ki: toplumda adı kötüye çıkmasına en uygun ve layık kişi kötü arkadaşla gezendir. Yani arkadaşının işlediği günaha bulaşmasan da arkadaşın gibi anılırsın.

Aziz gençler! Kötü arkadaş her kötülüğe bulaşmanın başında gelir. Sigara gibi kötü alışkanlığa, uyuşturucuya, içkiye, kumara ve daha akla gelen nice haramlara bulaşmanın ilk yoludur kötü arkadaş edinme. İnsanı her türlü ilerlemekten alı koyan, ulvi makamlara ulaşmasına engel olan ve yaratılış gayesinden uzaklaştıran arkadaşlıklardan sakının ki gün geldiğinde pişmanlık asla fayda etmez ve elden kaçan fırsatlar bir daha geri gelmez.

Son olarak bu güzel rivayete dikkat edelim: İbni Noman diyor: İmam Sadık’ın (a.s) bir arkadaşı vardı ve her zaman beraberlerdi. Bir gün o şahıs evindeki hizmetçisine seslendi fakat hizmetçi geç cevap verdi, o şahıs sinirlendi ve “ey zina zade” neredeydin dedi?

İmam Sadık (a.s) bu sözü duyduğunda o kadar rahatsız oldu ki alini alnına vurdu ve şöyle buyurdu: Subhanallah! Hizmetçinin anasına zina nispetinde mi bulunuyorsun? Ben seni takvalı biri biliyordum oysa sen takvalı biri değilmişsin.

İmamın arkadaşı arz etti: sana feda olayım, bu hizmetçinin annesi “send” ahalisindendir ve putperestin biridir.

İmam buyurdu: bilmiyor musun her ümmetin kendine göre bir evlenme kanunu var? Benden uzaklaş.

O günden sonra bir daha İmamı küfür eden arkadaşıyla bir arada görmedim ta ki ölüm ayırana dek.

Toplumsal Rezillik

Arkadaş çevresinin kötü olması bir takım kötü alışkanlıkları da beraberinde getirir ve bu da insanı toplum içerisinde rezil ve rüsva olmasına sebep olur. Rezil ve rüsva olan kişi toplumda itibarsızlaşır, artık bir değeri kalmaz, dinlenmez ve güvenilmez. Dolaylısıyla insanın inzivaya çekilmesine, ruhi bunalıma girmesine ve daha çok günaha mürtekip olmasına neden olur.

Kötü arkadaş vesilesiyle müptela olunan şeylerden biri de ne yazık ki uyuşturucudur. Toplumsal rezaletlerin yanı sıra kişideki aile kavramı, namus kavramı, gayreti ve sorumluluk hissini de yok eder. Bu da kendi başına apayrı bir günah ve yıkımdır.

Şahsiyet bozukluğuna neden olan bu bağımlılık toplumu da olumsuz etkiler. Ferdi yıkım gerçekleşmiş, itibarsızlaşmış, çeşit çeşit günahlara mürtekip olmuş bu kişi düşünme kabiliyetini de elden vermiştir. İşte bu tüm saydıklarımız kötü arkadaş çevresinden kaynaklanır.

Bu yüzden dinimiz, arkadaş seçimine çok önem vermiş, üzerinde durmuş ve bu konuya dair örnekler vermiş ve gerekli tavsiyelerde bulunmuştur. Tüm bu örneklerin ve tavsiyelerin sebebi insanın yaratılış gayesine göre yaşaması, Allah’ın sevilen kulu olması, fıtratı gereği yüce ve ulvi makama erişebilmesi içindir.

İshak savcı

Allame Tabatabai Kur’an Nesli Derneği

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir