Gençlerin Toplumsal Ahlakı 1

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

Gençlerin Toplumsal Ahlakı 1

 

Apaçık ortadadır ki gençlik dönemi insan ömrünün en önemli fırsatlarından biridir. Gençlik döneminin nedenli geçirileceği bir sonraki evre için ki olgunluk evresidir insan hayatı için önem arz etmektedir. Böylesine önemli evreyi dopdolu yaşamak, yaşarken Allah’ın rizayetini kazanmak, ahlaki değerleri elden vermemek ve Ahlaki değer sahibi olmak kâmil ve erdemli insan olmayı isteyen her gencin arzusudur.

Aziz gençler! Kimlerle oturup kalkıyorsunuz? Arkadaş edinme kriterleriniz nedir? Etrafınızdaki toplumsal konulara nasıl müdahale ediyorsunuz? Ebeveynleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz? Güzelliğinin hayatınızdaki rolü ne? Ve nihayetinde Ahlaki fazilete ve rezalete (ahlaki çöküntü) ne kadar önem veriyorsunuz?

Bu makalede yukarıda verilen soruları ele alacağız ve gençlerin toplumsal ahlakını inceleyerek toplumda İslami ahlakı beyan etmeye çalışacağız.

Gençler ve Arkadaş seçimi

Her insan hayatı boyunca sürekli başkalarıyla arkadaş edinme içerisindedir. Nasıl iyi bir arkadaş sayesinde insan mutlu olabiliyorsa konuşacak bir arkadaşı olmadığı zaman veyahut kötü bir arkadaş sahibi olduğu zaman da mutsuz olabiliyor.

Gençler sosyal bir hayat içinde iken toplumda en iyi başarıyı elde etmek için çaba göstermelidir. Bu konuda oturup kalktığı layık bir arkadaşa sahip olama çok önem taşır, çünkü bir arkadaş o kişini hayatında başarıya ulaşmasını ve manevi açıdan yücelmesini de sağlaya bilir, başarısızlığa, yenilgiye ve çöküşe de götürebilir. Maalesef kötü yola düşen gençlerin geneli kötü arkadaş edinmekten kaynaklanmış, kötü arkadaş sayesinde çöküntüye uğramıştır.

O zaman ne yapmalıyız? Kendimize layık bir arkadaşı nasıl seçeceğiz? Ve en önemlisi de gençlerin toplumsal ahlakı ilgilendiren konuda İslamın görüşü ne?

İslamın bu konuda görüşüne genel olarak değinmeden önce şunu bilmeliyiz ki seçme konusu beşerin sosyal hayatında özel bir değere sahiptir.

Bu yüzden seçim konusunda doğru ve yeterli bir bilgiye sahip olmak gerekir. Öyleyse doğru bir seçim için önce kendini, akıbetini düşünme silahıyla konuşlandırmalı ve eksi ve artılarını incelemeli, daha sonra tüm kararlılıkla doğru ve saadet dolu yolu seçip ilerlemeli.

Bu bölümde yukarıdaki konuyu dikkate alarak arkadaş seçiminde Kur’an’ın ve rivayetlerin görüşünü ele alacağız ve daha sonra gerekli diğer konulara değineceğiz.

Kur’an’da Arkadaşlık

يَا وَيْلَتَى لَيْتَنِي لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا

“Eyvah! Keşke falancayı kendime dost edinmeseydim!”[1]

Kur’an’ı Kerim bu konu üzerine dikkat ederek şiddetle uyarıda bulunmuştur. Konuyla ilgili olayda Allah’ın Kur’an’da Furkan suresi 27 ila 29. Ayetlerinde değindiği rivayet şöyledir.

Peygamber efendimiz (s.a.a) zamanında müşriklerden “Ukbe bin Ebi” ve “Ebi bin halef” adında iki kişi arkadaşlardı. Ukbe her yolculuktan döndüğünde Kureyş kabilesinin büyüklerine yemek ziyafeti verirdi ve Müslüman olmadığı halde Allah Resulünü (s.a.a) de yemeğe çağırırdı.

Yine bir gün yolculuktan döndüğünde yemek ziyafeti verdi ve peygamber efendimizi de davet etti. Tüm misafirler gelmişti ve yemek sofrası serildi. Ancak Allah Resulü (s.a.a) buyurdu: Allah’ın birliğine ve benim Risâlet’imi ikrar etmezsen senin yemeğini yemeyeceğim.
Ukbe kelime-i Şehadeti getirdi ve Allah resulü de yemekten yedi. Bu haber şehirde hızla yayıldı ve arkadaşı Ebi Halef de duydu.

Ebi Halef arkadaşı Ukbe’nin yanına vardığında Ukbe kendini şöyle savundu “ Ben inancımdan sapmadım, sadece bir kişi yemeğimi yemeyeceğini söyledi ve ben onun, soframdan aç kalkmaması için böyle bir şeyi söyledim” dedi.

Ebi Halef de ona inanmadığını ve ancak Peygamberin karşısında durup ona hakaret ederse inanacağını dile getirdi.

Ukbe kötü arkadaşının sözüne kandı ve mürtet oldu. Daha sonra Bedir savaşında Müslümanlara karşı savaştı ve öldü. Arkadaşı Halef ise Uhut savaşında öldürüldü.[2]

Yukarıda zikredilen olay Furkan suresi 27 ila 29. ayetlerin inmesine neden oldu ve ayet, kötü arkadaş edinmenin akıbetini beyan etti.

Rivayetlerde Arkadaşlık

On4 masumun (a.s) buyruklarında ve görüşlerinde de arkadaş seçme konusu çok dikkate alınmış gençlerin toplumsal ahlakı karşısında yollarını aydınlatacak şeklinde önemine vurgu yapılmıştır.

Bize de bu hususta uçurumdan düşmemek ve yanlış yola sapmamak için yapılan buyruklara itaat etmek düşer.

Ehlibeytten (a.s) bize ulaşan rivayetler şöyledir:

Tesiri Hakkında
Ali (a.s) Haris bin Hamadani’ye bir mektupta şöyle tavsiyede bulunmuştur: yanlış düşünceye sahip ve çirkin amel işleyen kimseyle arkadaşlık yapma, aksi taktirde kötü arkadaşın çirkin huyunu kapar ve yanlış düşüncesine bağımlı olursun.[3]

İyi ve Kötü Ölçüsü

Hz. Süleyman’dan şöyle rivayet edilmekte, buyurdular: bir kimsenin arkadaşlarını (oturup kalktığı) görmeden onun hakkında iyi ve kötü kararı vermeyin, çünkü insan yakın çevresindekiler ve arkadaşlarıyla tanınır.[4]

 

 

Sonu
İmam Sadık (a.s) buyurdular: kötü arkadaş edinen sağlam kalmaz ve sonunda kendi de kötülüğe bulaşır.[5]

Üç Kişiyle Arkadaş Olma

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu: Müminlerin emiri Hz. Ali (a.s) ne zaman minbere çıkarsa şöyle buyururdu, Müslümanlar üç kişiyle arkadaşlık edinmekten kaçınsınlar:

Birinci: Hovarda ve Korkusuz

Çünkü o sana işleri güzel gösterir ve senin de öyle olmanı ister, din ve ahiret işlerinde sana yardımcı olmaz, onunlar oturup kalkmak kalbini karartır ve onunla bir yere gidip gelmek sana utanç kaynağı olur.

İkinci: Ahmak

Çünkü o sana hayır ve iyiliği emretmez ve herhangi bir kötülüğü de senden def etmez, hatta sana iyilik yapmak istese de ahmaklığından ötürü sana zarar verir, öyleyse onun ölümü yaşamasından daha iyi ve susması konuşmasından daha iyidir.

Üçüncü: Yalancı

Çünkü seni sorumlu kılar.
Başkalarının sözünü sana ve senin sözünü başkalarına açar.
Ne zaman bir olayı sana tam olarak anlatırsa ardına da bir şeyler ekler.
Doğru söyleyip söylemediğini kimse anlamaz, insanlar arasında düşmanlık oluşturur ve halkın kin gütmesine neden olur.
Öyleyse Allahtan korkun ve Yaptıklarınıza dikkat edin.[6]

Kötü Arkadaş Edinmenin Akıbeti

Caferi diyor ki: Hz. Musa bin Cafer (a.s) bana şöyle buyurdu:

Abdurrahman bin Yakup’la arkadaşlık ettiğini görüyorum?

Onun dayım olduğunu söyledim. İmam buyurdu: O Allah hakkında çok büyük sözler ediyor ve Allah’ı cisimle sıfatlandırıyor.

Öyleyse ya onunla oturup kalk ve bizi terk et ya da bizimle beraber ol onu terk et.

Arz ettim: o ne derse desin bana ne zararı olabilir?

Hazret buyurdular: onunla beraberken bir bela gelmesinden ve bu beladan senin de nasiplenmenden korkmuyor musun?  Babası firavundan olup ta oğlu Hz. Musa’dan (a.s) yana olan adamın hikâyesini bilmiyor musun?

Firavunun ordusu Nil nehrine yaklaştığında babasına nasihat etmek ve onu da Hz. Musa’nın (a.s) ordusuna katmak için ayrıldı. Babasına yolda nasihat ederken Nehre girdiler ve Firavunla beraber o ikisi de boğuldu.

Haberi Hz. Musa (a.s)’a getirdiler Musa (a.s), onun affedildiğini ancak bir azap geldiği zaman günahkârın yanında bulunan kişi artık kendini savunacak bir şey bulamaz buyurdular.[7]

Suçlamalara layık görülür

Peygamber efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

Her kim suçlu kişilerle oturup kalkarsa halk tarafından suçlamalara daha çok layık görülür.

Bir diğer rivayette de: kötü arkadaştan sakın yoksa senin onunla tanırlar.

Beyan ettiğimiz ayet ve hadisler gençlerin kötü arkadaşlarla eşlik etmemeleri gerektiğini aksi takdirde akıbetinin kötü olacağını, neredeyse kötü yola düşmenin sebebini yalınız kötü arkadaş olduğunu anlamaktayız.

İnşallah bir sonraki makalemizde gençlerin kötü arkadaş vesilesiyle toplum içerisindeki sonuçlarına ve bu girdaptan kurtulmanın yollarına değineceğiz.

 

İshak Savcı
Allame Tabatabai Kur’an Nesli Derneği

 

[1] Furkan/28

[2] El-Beyan/c7.s166- Numune Tefsirinden naklen

[3] Nehcül Belağa 53.Mektup.

[4] Müstedrek/C8-B10-s327

[5] Müstedrek/C8-B18-s393

[6] Kâfi/c4-s85

[7] Mcmua-i Veram/c 2 s 343

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir